Pages

11 Ekim 2010 Pazartesi

Taze Ekmek Arası Umutlarım

Hangi iklimin çiçeğisin sen?
Hangi yağmurlarda ıslandın boy verirken?
Hangi şefkatli anne eli değdi saçlarına, sen büyürken?
Peki ya nerelerdeydin?
Nerelerdeydin ben ölürken?

Umudumu gizli tuttum,
Derdi bir bardak suyla yuttum,
Kendi saçımı kendim okşasam da, mesuttum.
Islanmıştı gözlerimin altı,
Rüzgâra tuta tuta kuruttum.

Niçin yıpranmıştı defterin sayfaları?
Gözlerim eski eski baksa da,
Umut daha sıcacıktı.
Gelmeni istedimse de ketumca bekledin,
Şüphesiz, bir bildiğin vardı.
Tamam o zaman,
Ben beklerim sabırla her an,
Nasıl olsa gelirsin bir gün, yok hiç güman,
Sen,
Sen uzaklardan bana bakan,
Ne renkti gözlerin?
Yok hayır, unutmadım,
Hiç gözlerine bakamadım ki utancımdan.

Ben seni bitmeyen bir umutla,
Gönlüme verdiğim komutla,
Gözlerime buğu saçan bulutla,
İçimde yeşerttiğim yakutla sevdim.
Öyle çok sevdim ki seni,
Kızamadım geç kaldığına dahi,
Ve kıyamadım o inciye, gözlerindeki hani.

Ömür defteri…
Çevrildikçe sayfalar,
Yıpransa da vücutlar,
Hep taze kalır umutlar,
Ömür defteri…
Sen gelmeden kapansa dahi,
Yine de bulurum, yazıldıysa, seni…

26.06.08 / KONYA / 11.51

Gün Işığında Kalan Emanet

Sevgim emanetti sende,
Hani bir gün dönüp geri alacağım,
Göz değmemiş pamuklara saracağım,
Öylece, sonsuza dek saklayacağım sevgim...

Geri gelmedim,
Çünkü daha gitmemiştim,
Sen düşünmeden ittiğinde,
Ben henüz bitmemiştim.
Hani ya?
Nerede emanetim?
Bu ne vicdansızlıktır söyle!
Neden sahip çıkmadın emanetime?
Ne ettin?
Giderken beni kimlere terk ettin?
Büyük adam olmuşsun şimdi hemi!
Arkandaki döküntüleri bile toplayamazken,
Büyüklük bunun neresinde, hani?

"Kuzuyu güden kurdu görür"düyse eğer,
Çoban kuzuyu neden kurda verir, hakikat bir yalanmış meğer!

Emanet,
Ehline verildiyse, rahat et,
Emanet,
Sen gibisine rast geldiyse, yazık, yandı tüm millet!
İşte senin gerçek adın, hıyanet!
Bu nasıl gidi bir illet!
Düşsün be Sinan'ım,
Düşsün artık yakandan da, rahat et...

28 Eylül 2010 / KONYA / 17.25


Kocasinan

27 Eylül 2010 Pazartesi

...

Kırgınlığım lunaparkta unutulmuş bir çocuğun nefreti kadar.
Sorun atlı karıncalar değil, arkamdan dönüp duran dönme dolaplar!!!

Eğer inceldiği yerden kopmasına izin vermezsen,
Gün gelir en sağlam yerinden kopar.
Canın yanar...

Sunay Akın

2 Eylül 2010 Perşembe

GİDEMEM

Bu şarkıyı açarak şiiri okumanız tavsiyesiyle...

Bazen daha fazladır her şey
Bir eşikten atlar insan
Yüzüne bakmak istemez yaşamın
O kadar azalmıştır anlam

O zaman hemen git radyoyu aç bir şarkı tut
Ya da bir kitap oku mutlaka iyi geliyor
Ya da balkona çık bağır bağırabildiğin kadar
Zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor

Ama fazla da üzülme hayat bitiyor bir gün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor


Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir

Bir şiirden bir sözden
Bir melodiden bir filmden
Geçirip güzelleştirmeden can dayanmıyor
Yıldızların o ışıklı fırçası azıcık değmeden
Bu şahane hüzün tablosu tamamlanmıyor

Ama fazla da üzülme hayat bitiyor bir gün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor

Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir 

Sezen Aksu