Pages

23 Eylül 2015 Çarşamba

Can Suyum

Bir süredir paylaşımda bulunamadım. Android zorladı beni biraz ama alıştım artık. Buralardayım bundan böyle ;) Bayramınız mübarek olsun...

16 Eylül 2015 Çarşamba

Başlıksız Yazı

Öğrenmesi gerekli biliyorum;
tüm insanların dürüst ve adil olmadığını, fakat şunu da öğret ona:
Her alçağa karşı bir kahraman,
her bencil politikacıya karşı kendini adamış bir lider vardır.

Her düşmana karşı bir dost olduğunu da öğret ona.
Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen,
kazanılan bir liranın, bulunan beş liradan daha değerli olduğunu öğret.

Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve hem de kazanmaktan neşe duymayı.
Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu.
Eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona.

Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını.
Eğer yapabilirsen; ona kitapların mucizelerini öğret.
Fakat ona; gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların
ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği sessiz zamanlar da tanı.

Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan
çok daha onurlu olduğunu öğret ona.
Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret,
herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi.

Nazik insanlara karşı nazik,
sert insanlara karşı sert olmasını öğret ona.
Herkes birbirine takılmış bir yönde giderken,
kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluma.
Tüm insanları dinlemesini öğret ona,
fakat tüm söylediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini
ve sadece iyi olanları almasını da öğret.

Eğer yapabilirsen üzüldüğünde bile
nasıl gülümseyebileceğini öğret ona.
Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret ona.

Herkesin sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara
dudak bükmesini öğret ona ve aşırı ilgiye dikkat etmesini.
Ona, kuvvetini ve beynini en yüksek fiyata satmasını,
fakat hiçbir zaman kalbine ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret.
Uluyan bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret.

Ona nazik davran ama onu  kucaklama.
Çünkü, ancak ateş çeliği saflaştırır.
Bırak sabırsız olacak kadar cesarete sahip olsun,
Bırak cesur olacak kadar sabrı olsun.

Ona her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret.
Böylece insanlığa karşı da derin bir inanç taşıyacaktır.
Bu büyük bir taleptir, ne kadarını yapabilirsin bir bakalım.
O ne kadar iyi, küçük bir insan, oğlum…

(Bu mektup, Amerika Birleşik Devletleri’nin 16. Başkanı Abraham Lincoln tarafından oğlunun öğretmenine yazılmıştır.)

30 Temmuz 2015 Perşembe

Yokluğun Çok Soğuk




Gecenin en siyah yerinde,
Kapanmaz yaralara, tuz basar gibi yağdı kar
Masada onca yarım kalmış şiirlere inat
Gözlerimde kırılgan ümitlerle
Düşen her kar tanesinde, düşledim seni
Demlikte son bir iki bardak çay
Pikapta yıllanmış bir İlhan İREM kırkbeşliği
“Ağlama arkadaş, ağlama aşk için”
Kar yağdı, ben ağladım
Gece, kar ve her yer sen
Ne yalan söyleyeyim
Bu mevsimde de bembeyaz özledim seni
Hem de hiç özlememem gerekirken…
Bu kış sizin oralarda soğuk olacakmış
Çok da kar yağacakmış,
Dikkat et kendine ve üşütme yüreğini
Hem, sende çok iyi biliyorsun ki
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak artık
Daha bir soğuk ve daha bir acı geçecek mevsimler
Karlar yağdığında çok özledim demeyecek biri bana
Ve ben karakışa inat düşmeyeceğim yollara
Sana kavuşmak olmayacak bundan sonra ki yıllarda
Pembe eldivenleriyle kartopu atan
Ve yanağı soğuktan kızaran bir kız bilmeyeceğim
Artık yan yana bile üşüyemeyeceğiz…
Anlıyor musun?
Yokluğun çok soğuk bu şehirde
Ama alışkınım ben soğuğa karakışa, beni merak etme
Bırakıp gittiğinde donup kalmıştım ya ardın sıra
Bilirim ben, bilirim donmak ne demek
Bilirim, donarak ölmek ne demek…
Sen dikkat et kendine
Üşütme yüreğini, üşütme gözlerini
Bak şimdi…
Kardı kıştı derken, gelip dondun gözlerimin önüne
Gece, kar ve her yer sen
Ne yalan söyleyeyim
Bu mevsimde de bembeyaz özledim seni
Hem de hiç özlememem gerekirken… 



Akif Aktaş